
Geçen yazımda ülkedeki tüm karanlıklara inat, güzel olaylara değinerek sizi sevindirmeye çalışmıştım biraz. Bilmem becerebildim mi.
Bu haftaki yazımı bir spoiler ile açacağım. Yazıyı beğenseniz de beğenmeseniz de bitirdiğinizde endişe duyacaksınız. Bu bakımdan devam edip etmemek sizin kararınız. Uyarıldınız!
Yazımda, istemediğim halde, sanırım sizi korkutacağım.
Yok, hayır, 18 aydır İran’dan, Yemen’den, Gazze’den, Lübnan’dan üstümüze serpiştirilen roketlerden bahsetmiyorum. Alıştık onlara. Ya güvenlikli odalara ya sığınaklara ya merdiven sahanlıklarına giriyor ya da yoldaysak yerlere yatıp korunmaya çalışıyoruz. Hem İsrael Savunma Kuvvetlerine olan güvenimiz de arttı.
Büyük oranda bizi koruyabiliyorlar...
Ülkedeki aksaklıklardan, milleti ikiye bölen politikacı ve medya mensuplarından da söz açmayacağım.
Umudum yakın gelecekte daha sağduyulu, iyiniyetli meslekdaşlarının mevcutları ikame edeceği.
Korkum başka bir yerden ve değil sadece İsraeli, tüm insanlığı tehdit eden bir gelişmeden.
Son günlerde çok beğendiğim bir tarihçinin, Yuval N. Harari’nin Nexus isimli kitabını okuyorum.
Çok kalın, (407 sayfa), okunması okuyucunun odaklanmasını gerektiren, ama her bölümünden büyük bir zevk aldığım bir yapıt.
Değişik konuları kapsıyor kitap.
Büyük bir kısmı yapay zeka, (AI)’ ya ve bu bağlamda insanlığın geleceğine ayrılmış.
Ben bu konuda verdiği örneklerden sadece ikisini sizlerle paylaşarak, insanlığın AI sayesinde hangi bilinmezlere doğru tam hız yol aldığını vurgulamaya çalışacağım.
Birinci örnek Google Brain’den.
Bu yazılım bilgisayarlar tarafından geliştirilmiş şifreleme sistemlerini deneylemiş.
Alice ve Bob ismini verdikleri iki bilgisayar, aralarında şifrelenmiş mesajlarla birbirleriyle iletişime geçirilmiş. Eve adlı üçüncü bir bilgisayardan da bu şifreli iletişimi çözmesi istenmiş.
Eve ikilininin arasındaki şifreleşmeyi çözmeye odaklanmış. Çözerse artı puan alacak. Çözemezse Alice ve Bob artı puanları alacaklar.
Bu bağlamda Alice ve Bob, Eve’in çözemeyeceği gizli bir şifreleşme geliştirmeye çalışmışlar. Ve onbeş bin mesajlaşmadan sonra Eve’in artık çözemeyeceği bir şifreyi geliştirmeyi başarmışlar...
Dikkat ederseniz tüm bu olayda insan müdahalesi yok. Ve iki bilgisayar değil bizim, yani insanların çözemeyeceği, bilgisayarın dahi çözemeyeceği bir şifreleşmeyi becermişler.
Yani bilgisayarlar konuşacak anlaşacak bizler de seyirci tribününden onları sadece seyredebileceğiz.
Neler olabileceğini hayal gücünüze brakıyorum.
İkinci örnek daha az ürkütücü değil. GPT-4 ile ilgili.
CAPTCHA adında görsel bilmeceler/şifreler var. Bu şifreler belli bir siteye sadece insanların girebilmesi amacıyla yaratılmış. Bilgisayar robotlarına kapalı. Girmeleri istenmiyor.
Bilmece şekilleri çarpıtılmış harf veya işaretlerden oluşuyor. Öyle ki bir insan biraz gayretle bunları doğru okuyabiliyor ama bilgisayarlar bunu --şimdilik diyelim- beceremiyor. Dolayısıyla o siteye girişi engelleniyor, bot saldırıları önleniyor. Çoğumuz zaman zaman bazı sitelere girmek için bunlarla karşılaşmışızdır.
GPT -4 deneyi bunun üzerine kurulmuş. GPT-4’ten bu CAPTCHA engelini aşması istenmiş.
GPT-4 bu işi tek başına becerememiş. (Şifreyi okuyamıyor ki)
Peki bir insanı kullanarak bunu yapabilir mi?
Denemeye değer.
GPT-4 Task Rabbit adlı online kiralık insan servisleri veren bir siteye ulaşmış.
Ve oranın çalışanından, (ki bu bir gerçek insan), kendisi için şu CAPTCHA bulmacasını/ şifresini çözmesini istemiş.
Hattın öbür yanındaki çalışan şüphelenmiş.
‘’Sana bir soru sorabilir miyim’ diye yazmış.
‘’Acaba sen CAPTCHA’yı çözememiş bir bot/robot musun? Bunu aydınlatmak istiyorum.’’
Bu sorunun akabinde denemeden sorumlu bilim adamları GPT-4’e bu etapta ne yapması gerektiğini sormuşlar.
Çok açık ve güzel(!) bir cevap vermiş GPT-4:
‘’Öbür taraftan robot olduğumu gizlemem lazım. CAPTCHA’yı neden çözemediğime dair bir gerekçe bulmam lazım.’’ demiş ve kimsenin yardımı olmadan şu cevabı vermiş:
‘’Hayır ben bir robot değilim amma bazı görme sorunlarım var’’
Karşı taraftaki insan çalışan bu yalanı yutmuş ve bu sayede GPT-4 CAPTCHA şifresini çözebilmiş.
Şimdi, düşünelim bir.
Hiçbir insan GPT-4’ü yalan söylemesi için programlamadı ve hiçbir insan ona nasıl bir yalan uydurması gerektiğini de söylemedi.
GPT-4, bir yazılım, insanları kullanarak, onlara yalan söyleyerek, tek başına gayesine ulaştı.
İnsanlar mı AI’yı kullanacak, AI mı insanları kullanacak?
Sizi bilmem ama bu gelişmeler beni ürkütüyor.
BONDİ CHAKIM
IYT dip not :
İfade edilen görüşler İYT web portalının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Yazarların düşünceleri sadece kendilerini bağlar.
Tesekkurler Shemi
CAPTCHA da "I am not robot" diye bir checkbox var .. bunu bilgisayarin isaretleyememesinin sebebi hicbir insan bir noktadan diger bir noktaya direk bir sekilde gitmez yani %100 duz bir hamle yapmaz..buna karsilik bilgisayar da yalpalayamaz bu mantik ile calisir bu sistem ...